Sep 28, 2009

orda...

...pek yakinda, cok da acaip olmayan bisey var. ustelik metal3.0 da ikrami.

Sep 18, 2009

look me in the I


Onemli Not: bu yazi full-speed blasphemy genellemeler icermektedir. Bilimsel bi yazidir, herhangi bir ozel kisiyi hedef almamaktadir. Galeyana gelmeyiniz, asaadaki dugmeyi tiklayip kendinizi bilimin sicak kucagina birakiniz!

Girizgah:Kendisi ile aramizda bi mutabakat var. Ikimiz de birbirimizin islerine karismiyoruz, dertsiz yasioruz. Tikaat! mutlu mesut demiyorum dertsiz diyorum. Evet bildiniz, allahtan bahsediyorum. Ama halk(a) arasinda kendisinin ihsan ettiine inanilan cesitli guzellikler var. Ben benimkilerin bana annemden gectiini dusunuyorum. Dediim gibi meseleyi acmiicam cunku allah ile birbirimizin islerine karismama sozu verdik.
Mucize: Velhasil kelam ben de vucut bulan guzelliklerden biri -- siz bunlari mucize olarak da kabul edebilirsiniz -- orospu cocuklarini, icten pazarliklilari tami tamina, bak abartmiyorum 10 saniyede tanimamdir! can kozanoglu'nun merkez sag alt dudagi dedigi bir facial tini vardi, bakiniz Yavuz Donat. Benzer sekilde gozlere odaklanmak gerekiyor, gozlerden bagimsiz yuze ifade vermeye calisan gulumseme odakli dudak eylemleri ve akabinde seni suzen gozler: iste bi orospu cocugunu buldunuz. Kavram bizi yaniltmasin orospu cocugu burda pejoratif anlamda kullanilmiyor, gundelik anlamiyla benimseniyor. Gozler burda onemli; surekli buyuyen kuculen bebek, kisa ve ritmik donusler (ayni bolgenin birden fazla kontrol edilmesi demek) ve muhakkak bu gozlerden bagimsiz gulumsemeye calisan dudaklar. Su ana kadar yanilmadim, su ana kadar "olm adami kardes belledik, bize neler etti" demedim.
Ilm-i akvam-i tenasul: Erkeklerde bunun tespitinin daha kolay oldugunu solememe bilmem gerek var mi. Erkeklerin idaresi cok kolay ve zevkliyken (siz onun orosppu cocugu oldugunu tespit ettikten sonra, mesafeli olmanizi onun sizi kankasi zannetmesi kadar izlemesi zevkli bisey yoktur), disi orospu cocuklari ise tarafinizdan tespit edildiklerini anladiklari an mesafe koyan hatta bunun icin sizi suclayan taraf olurlar. bu farka dikkat etmeli.
Nihayet-i hayriyye: Insan sarraflii her iste olduu gibi yetenegi tecrube ile harmalamaktan geciyor. pedogoji iliminin belirttii gibi terbiye edilmemis yetenekten ziyade kafi miktarda lakin egitilmis marifet daha makbuldur. Evvela kendimizi bi ustanin yaninda cirak eylemek ardindan da calismak, calismak ve calismak bizim icin hedef olsun! cunku etrafta cok orospu cocugu var.

Sep 14, 2009

Sep 1, 2009

Zekayi bi de burda ara

Insanlarin zekalarini tespitlerinden olcmek ziyadesi ile mumkundur. Ama isin nirengisi bi berberin sac kesimi ile ilgili yaptigi yorumla Kant'a selam caktigi, bi bakkalin iyi pirinc uzerine demecinin evrensellik/tikellik tartismasina parmak bastigi anda saklidir. bi anda sactan, bulgurdan devrimci kivilcima uzaniverirsiniz.
Rijkaard, Türk futbolunu tanımlaması istendiğinde, ''Aslında her şeyden biraz var Türk futbolunda... Ama hiçbir şey tam yok. Bu işi hem zorlaştırıyor hem de komplike hale getiriyor" demis. Bu cumleden futbol lafini cikarin, yerine istediginizi koyun. kah demokraasi ossun, kah kadin haklari ossun. Turkiye'nin "koyunun olmadigi yerde kecinin abdurrahman celebi oldugu" ulke tespitinden sonra bu tespiti memleket taniminda tepeye koymak gerekir. Sirf yerinde oldugu icin degil, yorumu yapan adamin, durusundan da dolayi...kendinden yasca, kidemce, kariyerce buyuk Neeskens ile beraber TC'de spor yazari musvettelerinin anlamadigi 2-teknik direktorlu (TD) sistemle calismasi ve her vesilede asil kendisinin Neeskens'in ciragi oldugunu sezdirmesi (bu da futbolda despot/lider TD kultunun umarim bu ulkede sonunu mustuluodur). Millet icraatlarini yaglarken "daa cok calismamiz lazim" demesi, idealistligi, kollektif hareket kabiliyetini gelistirmenin bireysel kabiliyetlerle mucadele etmekten bin kat daha zor ve mahiret gerektirdigini tekrarlamasi, onun birbirinden ayrilamaz iki seyi nasil sahane tasidigini da gosteriyor: Zeka ve Edeb.
Rijkaard belki standart anlamda basarili olmayabilir bir futbol teknik direktoru olarak; ama en azindan Daum gibi turkiye deyince kamera onunde cay icip "der turkaiy, shok gujel" demiicektir. Cunku o idealinin evrensel olan ile temasi telasinda. Alenen gizli bir anarko-komunist o! aksi iddia karsi devrimciliktir!
roportajin devami icin tikla
Sok edici son dakka bilgisi: Wikipedia Johan Neeskens 85'te Minnesota Strikers'da oynadi diyor! neler ooluyor!? Asli astari yakinda burada.

Aug 30, 2009

the return of the return

Ve back in town, en garde! obur dukkani da acik tutuyoz artik. ilginclikler, maceralar ve akil almaz entrikalar dolu bir yazdan soora eve 3,5 saat rotarli 9 saatlik bi ucusla dondum. himm, siradisi bi temizlik ve tazelik kokusu!? megerse nedeni belli imis: ev ahalisi tekmili birden (zaten 2 kisiler) manita yapmislar. eh disi manita saolsun, erkek cinsini magarasini temizlige itiyor. o konuda sikayetim olmaz, olamaz. hem yengeyi de taniorum, erkek ev arkadasimla (artik adini da veriim: bobby) futbol geyigimize balta vurmiicak kadar olgun. lakin, artik kendisine ayri bir post acmam gereken evin 4.su (havali pici benim tabirimle, ama bobby'ye bunu tercumede zorlaniorum), canimiz huskymiz, nam-i diger Zamboni Driver, "aga yillarin hatirasi yok mu" deyip arizaya baslamis. yengeye havlamalar, yastiklara girismeler deyme gitsin. halbuki manita eli kendisine bile ceki duzen vermis alenen; hep pacoz bi deri bi kemik olan rus cocugu kilo almis, kurku yenge tarafindan duzenli tarandigindan isiltili bi ahenge kovusmus.
disi ev arkadasi da, Jenn olur kendileri, manita yapmis; hatta ben geldiimde eleman evdeydi. yanniz kendisine bi nebze zatimdan bahsetseydiniz be. adam ben anlattikca sasirdi, o sasirdikca ben sasirdim. bunda uzerimdeki "saha kiyafetlerimin" de etkisi vardi muhtemelen. oyle ki sahada iken, research subject deyu adama kullahi tersodan geydiren kuntizler bile "hocam tam arkeolog gibi olmusunuz (ki alakam yok arkeolojiyle), bi sapka eksik ehuehu" (bu da ayri bi post konusu) bile kafa zitmisken elin amerikalisi ne etsin?
bu hocalik ve doktoracilik, cakal biri olsam bana ole ekmek yedirirdi ki esasinda. inanmayan bi ucakta vuku bulan asagidaki dialogu okusun:
gpm: rijkaard costurucak takimi gor bak.
kanka: ole ole
amerikali milf hostes: ne aksani sizin bu konustuunuz?
gpm: turk...doktora gorencisiyiz de...
amh:aa...doktor musunuz? (halbuki grad student dedim, artik nerden cikardiysa)
kanka: yok, biz...
gpm:evet, doktoruz! ama bir toplum, bir kultur doktoruyuz adeta! (yeni tanistigim insanlarla dalga gecme uzerine ihtisas yaptim)
amh: medical vibe die bi social network var bilio musunuz? kesin bir bakin, her cesit insan herseyini paylasio(!) dostluk, sosyallik girla...
gpm: ha tabi tabi, neydi adi medical vibe mi?
hostes apla iice geyikci cikmistir, ne olmaktadir?:
amh:ne icersin?
gpm:su sadece
amh: anlamadim?
gpm:su bi zahmet
amh: nasil?
gpm: su almak istiyorum, su..
amh:hahaha (suh kahkaha) anladim yahu sadece aksanin cok hos tekrar duymak icin sordum ole.
gpm: [gulumserken sovme efektleri]
kanka uyur, ben pesi sira filmlere gecerim. hostes apla eksindan geri durmaz:
amh: (omuzu pitpitlayarak) kartimi vereyim sana...
gpm:peki, ehem, linda.
amh: (omuzu pispislayarak) bak muhakkak bekliyorum seni medical vibe'a.
gpm: tamam bakicam, tesekkurler.
o kart ne miydi? apla medical vibe denen bir sosyal ag oldugunu iddia ettigi haltin kartini basmis, ustune de nickini yazmis...nickini yahu! yani bole blogspot altinda maksimov yazdigini dusunun ole sacma bisey. sallamadim tabi ki medical vibe falan. soora fesat bi arkadas "medical vibe, nedir? orgazmdir! orgyci olm bunnar eyeswideshut hesabi" die ufurdu. biraz iskillendim ama anca bugun baktim, cebimden kart cikinca. hostes aplamiz da bir iki fotosuyla arzi endam eylemis. hakkaten sacma sapan bir sosyal ag imis. ya da ben saf hala ole zannediyorum.

Jul 8, 2009

white as bread


meramima bu kadar iyi parmak basan bi blogu umum ile paylasmamak dangozluk olurdu.

Jul 4, 2009

gun geldi!


dogu akdeniz'de buyudu cogu. soora sacildilar...konstantiniyye ve angorada palazlanip cihana yayildilar. apollon vucutlu lakin hermes kuntizliinde "haytalar guruhu" olarak nam saldilar. elektronik grup zannedenler de oldu, anarsist olduklarini dusunenler de. Aslinda herkes gibi siradan insanlar: iclerinde baba olanlar, ingiltereden teknik direktor lisansi bulunanlar, okyanusya'da timsah kovalayan, Nu York'ta dondurma kralligi kuran, Cin'de toprakla hemhal olan da var sol(!) partilere danismanlik yapanlar da, musa eroglu'ndan icazet almis saz erbablari da.
Ortak noktalari mi: bugunun isini yarini erteleyebiliosan, oburgune de erteleyebilirsini siar edenmis olmalaridir. on kaplan, kankalik...bunlarin capsiz ve kifayietsiz kaldigi anlardan birindeyiz: ortak olun
gpmaksimov adamsende