Aug 30, 2009

the return of the return

Ve back in town, en garde! obur dukkani da acik tutuyoz artik. ilginclikler, maceralar ve akil almaz entrikalar dolu bir yazdan soora eve 3,5 saat rotarli 9 saatlik bi ucusla dondum. himm, siradisi bi temizlik ve tazelik kokusu!? megerse nedeni belli imis: ev ahalisi tekmili birden (zaten 2 kisiler) manita yapmislar. eh disi manita saolsun, erkek cinsini magarasini temizlige itiyor. o konuda sikayetim olmaz, olamaz. hem yengeyi de taniorum, erkek ev arkadasimla (artik adini da veriim: bobby) futbol geyigimize balta vurmiicak kadar olgun. lakin, artik kendisine ayri bir post acmam gereken evin 4.su (havali pici benim tabirimle, ama bobby'ye bunu tercumede zorlaniorum), canimiz huskymiz, nam-i diger Zamboni Driver, "aga yillarin hatirasi yok mu" deyip arizaya baslamis. yengeye havlamalar, yastiklara girismeler deyme gitsin. halbuki manita eli kendisine bile ceki duzen vermis alenen; hep pacoz bi deri bi kemik olan rus cocugu kilo almis, kurku yenge tarafindan duzenli tarandigindan isiltili bi ahenge kovusmus.
disi ev arkadasi da, Jenn olur kendileri, manita yapmis; hatta ben geldiimde eleman evdeydi. yanniz kendisine bi nebze zatimdan bahsetseydiniz be. adam ben anlattikca sasirdi, o sasirdikca ben sasirdim. bunda uzerimdeki "saha kiyafetlerimin" de etkisi vardi muhtemelen. oyle ki sahada iken, research subject deyu adama kullahi tersodan geydiren kuntizler bile "hocam tam arkeolog gibi olmusunuz (ki alakam yok arkeolojiyle), bi sapka eksik ehuehu" (bu da ayri bi post konusu) bile kafa zitmisken elin amerikalisi ne etsin?
bu hocalik ve doktoracilik, cakal biri olsam bana ole ekmek yedirirdi ki esasinda. inanmayan bi ucakta vuku bulan asagidaki dialogu okusun:
gpm: rijkaard costurucak takimi gor bak.
kanka: ole ole
amerikali milf hostes: ne aksani sizin bu konustuunuz?
gpm: turk...doktora gorencisiyiz de...
amh:aa...doktor musunuz? (halbuki grad student dedim, artik nerden cikardiysa)
kanka: yok, biz...
gpm:evet, doktoruz! ama bir toplum, bir kultur doktoruyuz adeta! (yeni tanistigim insanlarla dalga gecme uzerine ihtisas yaptim)
amh: medical vibe die bi social network var bilio musunuz? kesin bir bakin, her cesit insan herseyini paylasio(!) dostluk, sosyallik girla...
gpm: ha tabi tabi, neydi adi medical vibe mi?
hostes apla iice geyikci cikmistir, ne olmaktadir?:
amh:ne icersin?
gpm:su sadece
amh: anlamadim?
gpm:su bi zahmet
amh: nasil?
gpm: su almak istiyorum, su..
amh:hahaha (suh kahkaha) anladim yahu sadece aksanin cok hos tekrar duymak icin sordum ole.
gpm: [gulumserken sovme efektleri]
kanka uyur, ben pesi sira filmlere gecerim. hostes apla eksindan geri durmaz:
amh: (omuzu pitpitlayarak) kartimi vereyim sana...
gpm:peki, ehem, linda.
amh: (omuzu pispislayarak) bak muhakkak bekliyorum seni medical vibe'a.
gpm: tamam bakicam, tesekkurler.
o kart ne miydi? apla medical vibe denen bir sosyal ag oldugunu iddia ettigi haltin kartini basmis, ustune de nickini yazmis...nickini yahu! yani bole blogspot altinda maksimov yazdigini dusunun ole sacma bisey. sallamadim tabi ki medical vibe falan. soora fesat bi arkadas "medical vibe, nedir? orgazmdir! orgyci olm bunnar eyeswideshut hesabi" die ufurdu. biraz iskillendim ama anca bugun baktim, cebimden kart cikinca. hostes aplamiz da bir iki fotosuyla arzi endam eylemis. hakkaten sacma sapan bir sosyal ag imis. ya da ben saf hala ole zannediyorum.

Jul 8, 2009

white as bread


meramima bu kadar iyi parmak basan bi blogu umum ile paylasmamak dangozluk olurdu.

Jul 4, 2009

gun geldi!


dogu akdeniz'de buyudu cogu. soora sacildilar...konstantiniyye ve angorada palazlanip cihana yayildilar. apollon vucutlu lakin hermes kuntizliinde "haytalar guruhu" olarak nam saldilar. elektronik grup zannedenler de oldu, anarsist olduklarini dusunenler de. Aslinda herkes gibi siradan insanlar: iclerinde baba olanlar, ingiltereden teknik direktor lisansi bulunanlar, okyanusya'da timsah kovalayan, Nu York'ta dondurma kralligi kuran, Cin'de toprakla hemhal olan da var sol(!) partilere danismanlik yapanlar da, musa eroglu'ndan icazet almis saz erbablari da.
Ortak noktalari mi: bugunun isini yarini erteleyebiliosan, oburgune de erteleyebilirsini siar edenmis olmalaridir. on kaplan, kankalik...bunlarin capsiz ve kifayietsiz kaldigi anlardan birindeyiz: ortak olun
gpmaksimov adamsende

Jun 30, 2009

yayinci kurulustan kamuuyuzuna duyurulur


selam kamuuyuzu, ben yayinci kurulus. belirli bi zamandir gp maksimov uzerinden aranizda baara baara soyleyemediim seyleri soleyerek gonul eglendirmek ile mesguldum. Kimileri oldu bu karakter ile beni bir tuttu, kimileri oldu bunun yuzunden alindi. kimileri oldu beni gp maksimov gibi yasayan biri zannetti. ama ole diil. o sadece bi sanri, yazmaya yardimci olan bi sekreter hatta mektubu daatan bi "envoy." Freud'un id'i, mahallenin iti bildiiniz.
bu karakterin varligina ve onun yazmasina vesile olan fiziki sartlar simdilik ortadan kalkmis bulunuyor. bunun halet-i ruhiyem ile zerre alakasi yoktur. baska bi ulkede yasamak, kultur/sinif/irk/cinsiyet farkliliklarini daha keskin olarak gormek, bana normal gelen beseri davranislarin anormal, anormal olanlarin norm olduunu farketmek sebep oldu bole bi karakterin olusmasina. Ilaveten sinirlenip laf soleyemediim durumlar icin kendisini alenen somurdum.
O fiziki sartlar simdi mevcut diil...onun icindur ki gp maksimov'un orta sinif dusmani ahlaki bi sureligine kendini bu blogta askiya alacaktir. Salt, not defterinde yer alan eski konular celik gibi disiplinli proleter durus geregi kendisi tarafinda bu blog'a post edilecektir.
Yine de kendisi ile yuruttumuz gorusmeler sonrasinda isim hakkini kisa sureliine kurulusumuza devretmis bulunmaktadir. Halkimizin yuregine su serpilsin! Yayinci kurulus olarak ilani yakinda buradan da duyurulucak olan yeni (fakat kendisi eski) bi olusumun parcasi olarak, gp maksimov'un zevzevkliinin yayilmasina yardimci olacagimizi duyurmak isteriz.
yayinci kurulustan kamuuyuzuna duyurulur...her nerede yasaniyor ve yaslatiliyorsa

Jun 16, 2009

ein bahne strasse

soranlar oldu haliyle "neredesin ibis" minvalinden...tabi kimse bilmez Rijkaard nasi oldu da imza atti, Neeskens beraberinde geldi. Frank'ima nazim gecer gecmesine de, Johan buyugum bi yerde. madrid'de mesai harcamak gerekti ufaktan anlicaaniz. "esya toplamaya el atar misin haci" deyince frankciim ile ister istemez bi amsterdam yaptim.

ustune 3 gunde 3 ayri sehirde 2 dugun 1 cenazeye katildim. yani herkesin her an yaptii seyler -- c'est la vie. holding falan kurmadim, depresif degilim, temizlik ve gizlilik halen esaslarim.

May 24, 2009

let's go to DMV* and get an ID

derken hayat "dolce vita," baslar. hemen en shik ve en gentrified muhit "ah her aksamustu birami orda icmezsem, hayat cekilmez olur" yavsakliiinda mimlenir. gizli sosyopat ama gusto sahibi guruhun icine kaygalanlastirici ile karisilir. nehir kenarinda yurulur, tarihi mahallede evler bakilir "himm belki birgun" hayalleri kurulur. luks marketlerden alisveris yapilir, en az 2-3 peynir cesidinin ve gourmet buffet seceneklerinin mudavimi olunur." ah ne guzel, her yere yurulerek gidilebilioo" sapsal ifadesi yuzde, ahkam kesilir. daha otobusle tanisilmamistir...
derken hayat "aci-tatli" baslar. derler ki calisiosunuz gidip, sosyal guvenlik karti cikarin. su otobusle gidin. otobuste "nerde o yakisikli/guzel insanlar, her daim shiklar. subaru'lu young couplelar" aptal ifadesi yuze yerlesir. yoksullarin bu ulkede kilolular olduu ogrenilir, mide hafiften kalkar. Sosyal guvenlik ofisinde gercegin colune buyur edilir, aaz acik bunyeli bizler. amerikan ruyasi yuze tokat olarak shaklar. mekandaki tek beyaz, "white trash" olmayan etler -- korku ile titrer.
bi daa bu iki muhiti de donulmez..."south side" ile kaynasilir, muhitin cocugu "slug" ile hisdas olunur. atmosphere yaratilir:



*DMV: department of motor vehicle, burda kimlikler (ehliyet ve eyalet kimlikleri) bu ofisten alinio. basliga ilham da baska post konusu. klibi oynatamayanlar icin link de burada.

May 20, 2009

kardesimle tanisin: brother ali

Atlanta su an ameriganin hip-hop baskenti, piyasa nu york'u gecti bile. Minneapolis (ya da St.Paul ile Twin Cities) ise underground hip-hop'un yukselen kalesi. ben kendisi ile yeni tanistim, onun icin biraz mahcubum ama Brother Ali, minneapolis'in suc, uyusturucu, yoksulluk yuklu tarafi kuzeyden - vakti zamaninda yoksul yahudilerin de yasamaya zorlandii kisimdan sahane bi MC.
Kendisi ne beyaz ne  de siyah, kardesimiz ali albino! bunun icin beyazlar tarafindan itilip kakilirken somalili gocmenlerle kanka olmus (ek bilgi: somali'deki ic savastan kacip buraya yerlesen somalililerin %80 iskence kurbani, kaynasmalari bundandir belki). Esinden bosandiktan sonra tek cocugu ile bi sure evsiz olarak yasamak zorunda kalmis. Uzun yillar siyah, musluman bir genc zannedilmis kendisi; bunda sahne adinin ve bazi sarkilara besmele ile girmesinin payi cok tabi ki. Beyazlar'a da "beni beyaz zannedip bas taci edenlerin aazina sicarim, bunda zerre haklari yok, itip kakarken iidi picler!" minvalinden sovmus. Unlu olmasi amerikkka'ya saydirdigi su sarkisi ve klibi ile olmus (klibin sonundaki tsorte bi dikalayin! sozler de burda).
Ozetle kendisi salt ii bi musiki erbabi olduu icin diil, gocmen oldugu icin de bu
blogda arzi endam ediyor. yok eger siz gocmenlii, bi yerden bi yere fiziki hareket olarak algiliorsaniz o dakka ben susarim rahmetli dangalak mustafa tasar konusur: "siz hala biraktiimiz yerde mi otluyorsunuz?" yok eger siz punk olmayi elektro gitar zannediosaniz o dakka ben susarim Rob Kelly ve Slaine yanina Andy Lee'i alip yuzunuzu kaldirima yaslarlar.
Asagidaki Sarki Brother Ali'nin son EP'si "Truth is Here" icinden "philistine david." Sozleri nette yok lakin filistin meselesinin herkesin kendi kisisel meselesi oldugu bu kadar guzel mi anlatilir dedirtten cinsten.