Dec 24, 2009

non si capisce ma come cazzo parlate

basliin meali "ne sikim konustuunuz anlasilmio." Verona taraftarlarinin Po nehrinin guneyinden gelen her takimi asagilamak icin tezahuratlari. quantara mera ritmi ile soylerseniz hos da tinlio.
parlak zekalar hindi cumhuriyetine (TC) geldiimi basliktan anlamislardir. Ana dilim, en hizli anladiim kultur ama bu demek diil ki olaya vakif olabileyim. geldiim de beri dilimde "non si capisce ma come cazzo parlate..."
Kozmik bi belirlenmislik var: ne zaman uzun yolculua ciksam yanima evrendeki en andaval canlilar denk gelir. minneapolis'ten kalkarken hayatinda ilk defa ulke disina cikan bi maho wisconsinli denk geldi yanima. maho esittir dazlak, zincir kolye ve bileklik, neo-nazilerin giydii lonsdale marka kiyafetler giyen beyzbol sapkali deri montlu tip. ilaveten boyu kisa ama corn-fed olduu icin buzdolabi hacminde (sisman diil, mid-west corn-belt olduu icin etine dolgun erkeklerin cogunlukta oldugu memleket. tabi bole olunca beyne az kan gidio) hemen niye adami yargiladin diyenlere herifcioolunun yol boyu dovus kopegi dergisi okuudunu soleyip lafi aazlarina tikarim. Alman asilliymis da almanyaya ucuomus, ama bariz urkmus durumda idi. kendisine bahsedilen konfor, asiri ama ici bos guven 8 saat soora elinden alinicak cunku. o kadar ki ucus degistirirken o koca herif pesimden "maksimov, maksimov la olm beni de transit terminale gotur, ben bulamam ohuohu" deu aglasip neredeyse elimden tutacakti. ne skim konusuosun anlamiorum be adam! bole sert adam tripleri saga fuck sola sonofabitch cekmeler, iki dakka soora bilmediin sey karsinda ilk okula donmeler.
yetistigi kulturle ozdeslesen insanlari sevmiyorum ozetle... bunun da bi global/modern anomali olduunu dusunuorum. International airport TC turgleri desen, onlar da bu klasmana uyuyor. bi farkla: ciddi anlamda asimile olmus ust orta sinif turglerden bahsediyoruz. asimile olmanin sucluluk duygusuyla turg kulturunun altini kara kalemle cizmeler... ucakta verilen boktan yemegi "tork yemegi gibisi yoh" die alkislamak. papates gratini... kapitalistin krali olup "ecnebiler coh duygusuz, coh soguk...bizim gibi diiller" mi dersin, "oolana konya'dan kiz alacaiz, o da turg kizi istedi" mi dersin. oolanin amerikan deniz piyadesi olduunu oorenince duyduun ferahlama da cabasi.
non si capisce ma come cazzo parlate...

Dec 17, 2009

truth about testicles.


tekrar hatirlatmak uzere: kendiyle tassak gecmeyen, kendiyle tassak gecilmesinden zevk almayan insanlarla 7 cihan tassak gecer. bunu bilin de soora bana aalamayin.
kendisini ciddiye alan insanlar yeryuzunun en lakayt insanlaridir! odunla etleri yumusatilmalidir.
Saygili olun, tassak gecin, tassak gecilin!

Dec 15, 2009

my flesh, my blood...edible, drinkable

Professional Christmas kutlamasinda sarap masasinin kontolunu ele gecirmek.
ilerleyen dakkalarda etraftakileri sarapla kutsamak, hepsine "bu kis komunizmi getirezeiz" sozu vermek. itiraz edenlerin isimleri ve kariyerleri ile dalga gecmek.
"yemek ve icki olmasa, burda isim olmazdi" diye yuksek sesle solemek, ilgiye tersten mazhar olmak.
"I am the embodiment of cosmic balance, what else are you looking for?" diye danismanini alaya almak.
"ben bu boslari gotureyim" ayagina 2 sise sarabi ic etmek, soora onlari halka acip "pure awesomeness! you deserve a reward for daring and courage" lafini duyup "halka hizmet hakka hizmet" nisanini goosune takmak.
erkenden sizip 3'te uyanip "kaatlar!" panigi ile notlamaya girismek. haliyle ertesi sabah derste uyumak, soru soran oorencileri "uyuyom lan gormuo musun?!" die terslemek.
bunlarin hepsinin bir bedeli var...
ama su payeyi kazanmak paha bicilmez:

Turkish Jesus

Dec 12, 2009

brotherly love


Philadelphia sehrinin nice adindan biri, city of brotherly love. digerleri liberty city, indepedence zart zurt. neden? burasi amerikanin ilk baskenti, bagimsizligin ilan edildii, baskenti new yorka kaptirmamak icin ayak oyunun kralinin cekildii yer. e bi de demokrasi ve ozgurluk topu topu 13 "abinin" isi olduu icin "brotherly love" demek de mumkun. kadinlara, kolelere oy hakki yok o dakka. onlar TC ile olucak dunyada ilk kez (ohem). zaten
ilk bagimsizlik savasini da biz yapip mazlum milletlere ders vermedik mi? amerikan bagimizlik savasi neymis, peh.
Sehirler iidir, hele amerikada cidden iidir. kalabalik, irklarin ve siniflarin karismisligi, biraradaligi. Philly (kisaltmasi) ise cidden guzel bi sehir: italyan (Rocky Balboa burali lan iste) ve cin mahalleri ile tam amerikan, "bi git be birader" die azarlayan yasli calisanlari, cana yakin evsizleri ile beni kalbimden vurdu. tabi sadece turist salaklara hazirlanmis kisminda turlamak zorunda kalsam da, arasokaklari ve pazarlari da ele aldim ufaktan ama ghettoya acilma firsatim olmadi.
Philly bagimsizligi, bagimsizlik ilan edildiinde calinan ve fakat nasi catladii hala bilinmeyen cani ve peynirli+ etli sandwich'i cheesesteak ile meshur. 3.su olu hayvan
yemediim icin beni enterese etmio ama Reading sehrine giden seferlerin garindan bozma Reading Terminal Market icinde herseyin taze satildii ve oracikta pisirildi bi yerde bu sandwich'in yapilisini izlemek bile zevkli. Ozet ile izmir sadwich ile benzer ama meta fetishisminin tavan yaptii ulke ABD'de insanlarin kancadan asili etlerin hazirlanmasini izlemeleri ve paketsiz tuketmeleri bana tebessum sebebidir. bladerunner'daki gibi bi pazar yeri hayal edin kabaca.
Italyanlar, kisa esmer amerikalilar... yasadigim eyalet alman/iskandinav kokenli ve ekseriyetle uzun/sarisin hep guleryuzlu olup insanin canini sikmayi becerebilen insanlarin memleketi. Philly ise kisa, esmer, kalin "kacinkurrasi cakal" italyan asillilarin. arizalarin, sokakta ters bakip, "gel abicim gel" diip italyan ayagina yatip bi panini bi cappuccino'dan 20kaat toslayan 3 kaatcilarin memleketi. e o zaman nie sevdin birader diiceksin? guler yuzlu olup yuzune "olur" ama arkandan kufur edenlerden ziyade "yuru kardesim yuru" dien daa samimidir de ondan. ikincisi
siyaseten yanlis ve kentlidir, ilki "size kentte tasra samimiyetini ve aile degerlerini sunuorum" dien siyaseten dogrucu ve ortabatilidir. koylu demedim cunku diil.
minneapolis kirsalin kenardinda sehir olarak ayakta kalma mucadelesi verio. ama bu kirsal koylu diil. yoksa yok olmasina sayili zaman kalmis koylu gercegine garezim yok, bilakis cinde buyuk sehirlere sokulmayan koyluler o komunist partilileri cigcig yese ben burda alkislarim. Ama kirin sarmaladii bi kente, kirsal-kapitalist uc kaatciliklari ile akan ortabatili beyazlari gorunce o eyalet spor takimlari logolu sweatshirtlerini ustlerinden yirtip almamak icin kendimi zor tutarim.
Philly'nin siddeti kentli, tarihi ve ciplak. yumruk atarsa ole karsilik verirsin. Minneapolis'in ki kentli olmaya calisan ve bunu siyaseten dogruculuk ile mumkun sanan, guncel ve dolayli. buna ben nasi karsilik verilir bilemiorum. Yuzune her daim gulen adama yumruk atamazsin. belki bunun icin bu kentte bu kadar cok tiyatro, kutuphane ve anarko-punk var.

Dec 11, 2009

"oh yeah philadelphia" demeden once

"suraya sahane bi philadelphia postu attiricam, bole italyan ve cin mahalleli, bagimsizlik savasli falan. dukkani dolu tutun die once reklam yapiorum..." bole basliicakti mesele ama kapatma haberinden beri tek diiceim: yok lan size Liberty, Bill of Rights, Birth of Democracy hikayeleri! ceddinizi, vataninizi, o bolunmeyen butunlugunuzu, hic bir sey ogrenmeme direncinizi, olan bitenden ders almamayi matah bisey sanmanizi, dinlemeyi bilmemenizi ve ilaveten dusunmek yerine konusmayi marifet sayisinizi alip bi sktirip gidin.


Nov 22, 2009

go flow

etrafta muazzam bi huzun dalgasi var su aralar...herkesi sarip sarmalamis durumda. Gezegenler bir siraya mi geldi? Kisin gecikmesinin basit bir sonucu mu? Enke giderken hepimizi lanetledi mi? cevapsiz sorular...ama belki tek yakin cevap "sen yok, ben yok, biz variz.''

Nov 21, 2009

transclass railroad

meseleyi ve nihayi projeyi surda sonuca baalamistim. o gun bugundur bu ugurda yogun caba harciyorum, ilaveten isi bi seviye oteye tasiyip 1)kendim gibi bu ise gonul vermis insanlarla kontak kurup nokta operasyonlara imza atmak, 2)orta sinif, tercihen ortabati amerikali, sapsallari soke etmek gibi emeller gelistiriyorum. bu surecte neler yaptim, uygulamali inceleyelim:
1) Japon lokantasina ozel locada deniz kestanesi nigiri susi ile sake ve Sapporo, uzerine birinin teklifi uzerine heyecan ile veterans' bara gidis. ne beklersin? tekerlekli sandalyeli, junky, bi gozu cam, tek kollu gaziler ile ucuz fahiseler di mi? transclass proje icin bicilmis kaftan. Mekanin yerin dibinde olmasi istahimi kabartmaya yetti bile. Ama gel gor ki, icerisinin aklimdan gecen goruntu ile zerre alakasi yok! sadece parasini nereye harcayacaani bilmeyen beyaz ortasinif amerikalilar! mide bulantim ucuz parfum kokusuyla daha da sahlandi. taksiye kendini dar atis...
2) yeni alinmis 90 yillik dubleks...buraya kadar beni enterese eden hic bi sey yok. evdeki duvar kaatlarini ve halilarini sokmek karsiliginda pizza ve bira teklifi? sonuna kadar. Ilginc olani, bu ricada bulunan insanin benim evdeki en mide bulandirici odayi temizlemeyi teklif etmem ile uuraadii saskinlik. Alzheimerli bi yaslinin kapatildigi, dolayisiyla tuvalete ve kusmukhaneye cevirmis olduu bi oda bu. duvarda devasa kan/diski karisimi leke de cabasi. Maske, gozluk, dizlikler takilip, yerde 6 saat hali sokme ve halinin altina gecip aac kaplamayi mahveden sivi kalintilarini kabartma tozu ile kazimak... duvar kaatlarini islatinca insan kaynakli kokularin genzini yakan buhari..."bunu yapmak zorunda diilsin" tepkisine gulerek "ben iyiyim" karsilii vermek...bunlar herkesin basina gelebilir pek ala. Ama o halinin altindan cikan SD kartin icindeki "private" klasorunun muhteviyati, iste onlar paha bicilmez....bu projenin guzellii de bu, nerden ne cikacaanin belli olmamasi.
3)iskoc cumalarinda McSorley's ve Glenfiddich ile kisa yoldan sarhoj olmak. bardan elinde viski bardagi ile sokaklarinda icki icme yasagi olan sehre acilma ve o esnada polise denk gelmenin guzelligi, disleri senden beyaz somalili gocmenlere gulumseyip aradan sivismak ve isini bitirince bardagi cope atmakta gizli. Simdi hedef Lars von Trier'in son mucizesi anti-christ'i gormek. sans eseri seni yakalayan ortabati beyazi tanidiklari kirmamak icin ufak bi sapakla yuzyilin en asagilik barina gidis (ozetle, herkesin kendini guzel/yakisikli zannetti, ayni kiyafetli insanlar), peki bu isin hinci nasi cikacak? "cok sahane bi film var, tam cuma gecesi seyirlii" salvosu ile ortasinif beyazlari sinemaya sureklemek, sen filmin acilis sahnesine asik olurken onlarin saskinlik, utanc ve ilerleyen sahnelerde dehsetle donup yuzune bakmalarina tanik olmanin verdigi muhtesem haz.
4) e finale... Le Renard, Mavra ve Le Rossignol...hepsi bi arada mumkun diil kacmaz. Beraber gidilecek ozgurlugune ve bagimsizligina ne kadar duskun olduu ile ovunen ortabatili ortasinif disiye verilen "kisa etek, corap ve topuklu giy, ya da gelme" direktifine harfiyen uymasi "sen kendini ne saniosun pic" dememesi ile transclass projenin ilk adimi basari ile tamamlanmistir. Simdi sirada kendisini somalili gocmenlerin cay ocaginda o bakislardan rahatsiz olmadan cay icmek bekliyor. Rahatsiz olmak, cok rafine bi orta sinif anomalisidir ve ovunmek gibi olmasin bunun tedavisinde hizla yol aliyorum.